16 Aralık 2014 Salı

ARTIK KANSERİM


Tüm geleceğim bir anda yok oldu. Yok olan gelecek şu anı da yok ediyor ve her şeyi anlamsızlaştırıyor. Böylesine anlamsız bir varlık dünyasında hislerim de yok oluyor ve hissizleşiyorum.

Birden, kısa sürede, düşünsel dünyamda da çok şey olmaya başlıyor. Önceleri konu hakkında konuşmamak, kanser kelimesini duyduğum haber ve konulardan uzaklaşmak, mümkün olduğunca insanlardan uzak kalıp her türlü konuşma olasılığını ortadan kaldırmak, yani bir inkar dönemi başladı. Düşüncelerimizden silip atarsak neler yok olup gider acaba? Kanseri böyle yok edebilir miyim? Keşke dilden de silmeyi başarabilsek. Hiç kimse bu konu hakkında bir şey bilmemeli, konuşmamalı, soru sormamalı. Yakınların hiçbir detayı merak etmemeli. Zaten sorguladıkları ve öğrendikleri şeyler ya bilgi kirliliği içermektedir veya güncel değildir. Bunca ticari bir hayatta insan hayatının satın alınıp satılabilmesi böyle hastalıklar sayesinde olmuyor mu? İlaç sanayinin en büyük payı ölümcül hastalıklar üzerinde değil mi? Üstelik konunun pek çok yanı da tıbbi otoriteler tarafından tamamen ticari amaçlarla saptırılıp manipüle edilmiyor mu? Kısmen öfke dolu bu sorgulamacı dönem kendime “peki ne yapacağım? Sırada ne var?” sorularını sormaya başladığımda sessizce ağırlığını yitirmeye başladı.

İnkar dönemi uzadıkça beraberinde yalnızlaşmayı da getiriyor. Kanserden söz edilmesini istemiyorum ama söz etmek istediğim başka bir şey de yok. Diğer insanların günlük dertleri veya idealleri, duyguları, sohbet konuları, basit ilgileri beni ilgilendirmiyor. Başkalarına dair ilgileneceğim hiç bir şey kalmıyor. Yakınlarım, arkadaşlarım bu durumu anlamakta güçlük çekiyorlar. Onlardan beni anlamalarını da beklemiyorum. Zaten bunun için kanser olmalarını bekleyemem ki!

Yine de bir miktar şeffaflığa ihtiyacım olduğunu hissetmeye başlıyorum. Kalıcı korkularım da esas olarak bu dönemde kendilerini var ediyorlar. Hastalık ile ilgili bilgilerim artıp durumun korkunçluğunu algıladıkça nasıl bir lanete bulaştığımı anladım ve öfke ile bağırmaya başladım: niye ben? Ve kırılgan vücudum çok kırılgan bir ruh hali yaratıyor. 

Kolonoskopi ile yaşanan ilk şoku başkaları izledi. Karaciğerimde de metastaz vardı. Göründüğü kadarı ile her iki organdaki durum da operasyona müsait idi. “Karaciğer bir aksilik çıkarmazsa eğer” diyen operatörün uyarısı dışında bir sorun yoktu.  Şansa ihtiyacım olduğunu söylüyordu yangın merdiveninde sigara içerken yakaladığım ve bütün bu süreçte söylemi ile beni moral olarak destekleyen tek tıp görevlisi olacak olan ünlü operatör doktor. Beyaz şarabın ve beyaz kadınların güzelliklerinden, bu ikisinin bir araya geldiği ılıman iklimlerden söz edip şimdilik bunların dışında bir şey düşünmemeye çalışmamı ve gerisini kendilerine bırakmamı önerdi Şans hangisiydi acaba? kanserin ameliyat edilebilir ve tedavi edilebilir olması mı yoksa hiç kanser olmamak mı? Kimi durumlarda şans çok barizdir, yukarıdaki gibi bir ikilemle sorgulanamaz. Söz gelimi lotoyu tutturmak gibi, veya 1 saat sonra düşecek uçağı son anda kaçırmak gibi. Ama, hiç yer olmadığı halde son anda bir yolcunun iptali sonucu aynı uçağa binen adamın, o gün mutlaka katılması gereken hayati toplantıyı kaçırmamasının ne kadar büyük bir şans olduğunu düşündüğü andaki durum mudur?

“ne kadar da şanslıymışım” diyeceğimiz durumlar daha ziyade bir beladan kurtulduğumuzu sonradan fark edeceğimiz veya öğreneceğimiz durumlardır. Yani belanın yanımıza bile uğramadığı her sıradan gün aslında çok şanslı olduğumuz günlerdir. Genelde, kendini şanslı olarak nitelendirmek moral açısından veya savunma mekanizmalarını harekete geçirmesi açısından da olumlu bir durumdur. Tersi nitelemeler ise komedi filmlerinde kullanılmak için çok uygundur.  Aslında bu filmlerde bile “şanssız” diyeceğimiz insanlar sürekli ölüm tehlikesi atlatırlar ama “şansları” sonucu bir türlü ölmezler. Öte yandan başları hiç beladan kurtulmaz ve bize de gülme fırsatı çıkar.

Ancak, hiç kimse, oğulları cepheden sağ salim dönen anneler kadar şanslı olduğunu söyleyemez.

Yine de ben kendim için “çok şanslıyım” demeden edemeyeceğim. Bundan sonra şansımı iyi kullanmalıyım.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder